DÜNYANIN EN GİZLİ ÖRGÜTLENMELERİNDEN BİRİ;MASONLUK

 


Bu sitede dünyanın en gizli örgütlenmelerinden biri olan masonluğun felsefesinin temeli incelenmekte, masonik ayinlerin, ritüellerin, batıl inanışların hangi temele dayandığı gözler önüne serilmektedir. Yapılan araştırmalar, Yahudi inanışında önemli bir yeri olan Kabala'nın, masonik inanış ve uygulamalarda da önem taşıdığını göstermektedir. Ancak bu sitede masonların kendi kaynaklarında yer alan ifadelere, araştırmacıların ve tarihçilerin tespitlerine ve çeşitli belgelere dayanılarak ortaya konulan bilgileri değerlendirirken önemli bir gerçeğin hatırlatılmasında fayda vardır: Masonluğun Kabala içinde yer alan bazı bilgileri kendi amaçları doğrultusunda yorumlayarak bu bilgilere yanlış anlamlar yüklemeleri, onların kendi ön yargılarından ve bakış açılarının yanlışlığından kaynaklanmaktadır. Masonların söz konusu batıl yorumlarından, Yahudi inanış ve uygulamaları sorumlu değildir. Dolayısıyla, masonluk ve Kabala öğretisi arasındaki bağlantı ele alınırken yapılan eleştiriler de Yahudilik inanışına değildir.
İbranice'de "almak, kabul etmek" anlamlarına gelen Kabala, Yahudi inanışının temel kitaplarından biridir. Yahudi inanışına göre, Tevrat bir Yahudi'nin hayatını nasıl yaşaması gerektiğini, uyması gereken kuralları ve ahlaki değerleri, sakınması gereken haramları öğretirken, Kabala da inançlı Yahudilerin manevi konularda derinleşmesine vesile olan bir eserdir. Kabala eğitimini ancak 40 yaşını aşmış, Tevrat ve Talmud (Yahudilerin bir diğer temel kitabı) eğitimini tamamlamış kişiler alabilir. Kabala'da, hak dine uygun bazı bilgiler olduğu gibi, zaman içinde tahrif edilmiş olduğu açıkça görülen anlatımlar da yer almaktadır.


Kabala'nın içinde yer alan bazı sembolik anlatımlar, tarih boyunca birtakım insanların Kabala'ya farklı anlamlar yüklemelerine neden olmuştur. Bunlardan en bilineni, Kabala'yla uğraşanların büyüyle uğraştıkları iddiasıdır. Tarihte büyücülük gibi sapkınlıkla uğraşan bazı kimselerin Kabala'yla yakından ilgili oldukları doğrudur, ancak bu Kabala'nın tamamen bir tür büyü kitabı gibi algılanmasına neden olmamalıdır. Bu iddianın ortaya çıkmasının temel nedenlerinden biri, önde gelen Yahudi hahamların Kabala'nın içinde yer alan bilgileri halkın genelinden saklı tutmalarıdır. Bu durum, diğer toplumlarda şüpheye ve farklı yorumlara neden olmuştur. Kabala'nın geneline hakim olan semboller de bu şüpheyi pekiştirmiştir. Söz konusu şüphenin yaygınlaşmasına neden olan unsurlardan biri de, -özellikle 13. yüzyıldan itibaren- bazı Yahudilerin de Kabala'da birtakım sırlar bulunduğunu, bu sırların bekledikleri Mesih'in gelişini hızlandıracağını, kendilerine sözde Tevrat'ta vaad edilen kutsal toprakları kazandıracağını iddia etmeleri ve bu düşünceleri öne sürerek taraftar toplamalarıdır. Masonlar da bazı Yahudiler arasında yaygınlaşan bu düşünceyle hareket etmiş, Kabala'da yer alan bazı sembolleri ve gizli anlamlar taşıdığı varsayılan bilgileri kullanarak kendi batıl sistemlerini dünyaya hakim kılabilecekleri yanılgısına kapılmışlardır.


Elbette bu hatalı yorumlar, bu hatalı yorumlara dayanarak hareket eden bir kısım Yahudilerin davranışları ve masonların gizli planları, tüm Yahudi toplumuna mal edilemez. Yahudiler -her ne kadar zaman içerisinde bazı inanış ve uygulamaları bozulmaya uğramışsa da- Allah'ın Kuran'da Kitap Ehli olarak bildirdiği, Hz. İbrahim'e, Hz. Süleyman'a, Hz. Davud'a, Hz. Yakup'a, Hz. Yusuf'a, Hz. Musa'ya ve kendilerine elçi olarak gönderilmiş tüm mübarek peygamberlere itaat eden, Allah'a iman eden, hak dinde yer alan ahlaki değerlere sahip bir topluluktur. Müslümanların Yahudilere bakış açısı da Kuran ahlakına ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetine uygun olarak merhamet, şefkat ve hoşgörüye dayalıdır. Nitekim bir Kuran ayetinde, Müslümanların Kitap Ehli'ne davetlerinin nasıl olması gerektiği şöyle bildirilmiştir:


De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim. (Al-i İmran Suresi, 64)

Bu sitede, materyalist felsefeye dayalı mevcut dünya sisteminin en büyük mimarı olan, ancak bu kimliğini perde arkasında tutan mason örgütünü inceleyeceğiz. Buradaki bilgiler, masonluğun felsefesini gözler önüne sermekte ve bu felsefeyi önce Batı dünyasına, sonra da dünyanın diğer medeniyetlerine nasıl yerleştirdiğini göstermektedir. İncelenen konu, "masonluğun din ahlakına karşı verdiği mücadelenin tarihi" olarak da özetlenebilir. İlerleyen bölümlerde, Avrupa'yı din ahlakından uzaklaştıran, bunun yerine materyalist felsefenin hakimiyeti altında yeni bir düzen kuran ve sonra da bu düzeni Avrupa dışındaki diğer coğrafyalara ihraç etmeye kalkan masonluğun gerçek hikayesi anlatılacaktır. Masonluğun bu düzeni kurmak ve korumak için hangi yöntemleri kullandığı da ortaya çıkarılacaktır.


Dahası, masonluğun gerçek felsefesi gözler önüne serilecektir. Masonların, "insan sevgisi", "akıl ve bilim yolu" gibi olumlu kavramlarla kamufle etmeyi amaçladıkları din ahlakına uygun olmayan felsefeleri açıklanacak, bunun geçersizliği ve gerçek kökenleri üzerinde durulacaktır.


Masonluğun ateist, materyalist ve Darwinist felsefesi incelenirken, masonların kendi kaynaklarından alıntılara da yer verilmiştir. Bu alıntılarda ve masonların batıl inanışlarında, Allah, peygamberler, melekler, kutsal kitaplar ve din ahlakı hakkındaki saygıya uygun olmayan ifadelere, masonluğun gerçek yüzünü gösteren birer delil olmaları nedeniyle yer verilmiştir. Söz konusu tüm ifadelerden Allah'ı, mübarek elçilerini, melekleri, kutsal kitapları ve tüm manevi değerleri tenzih ederiz.